20 01 2016

cukurbağspor

  (function(d, s, id) { var js, fjs = d.getElementsByTagName(s)[0]; if (d.getElementById(id)) return; js = d.createElement(s); js.id = id; js.src = "//connect.facebook.net/tr_TR/sdk.js#xfbml=1&version=v2.3"; fjs.parentNode.insertBefore(js, fjs);}(document, 'script', 'facebook-jssdk'));ÇUKURBAĞ KÖYÜ OMARLI VE OVALI SPOR MAÇIFATİH ÖZDEMİR VE AHMET PERÇİNPosted by Fatih Özdemir on 22 Aralık 2009 Salı Devamı

09 07 2013

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

http://img188.imageshack.us/img188/2241/dscn3311k.jpg Devamı

29 09 2011

tebrizi

40 kural Devamı

19 08 2011

başarı

Devamı

19 08 2011

ANKARA ŞİİRİ

Ali Uluraspa’nın Ankara şiiri. Şiirin hikayesinden kısaca bahsedeyim ki daha anlamlı olsun. Ali Uluraspa 28-29 yaşlarındayken Ebru Çelik isminde 16-17 yaşlarında sarı şaçlı yeşil gözlü gecekondu bir evde yaşayan bir kıza aşık olmuş ve uzun süre cesaret edemediği için kıza birşey söyleyememiş. Bir gün kız durakta otobüs beklerken kıza zar zor da olsa karşılık alma ümdiyle aşkını söylemiş. Kız olumsuz cevap vermiş ve tam da o esnada akşam ezanı okunmaya başlamış ( şiirde üzerine vurgu yapıldığı için ezandan özellikle bahsediyorum ). Ali Uluraspa yıkılmış tabii ve bu şiiri yazmış o kız için. Ankara Hey gidi ankara hey! Beni de benzettin ya kendine! Astın suratımı,resmileştirdin beni Hey gidi ankara hey! Beni de benzettin ya kendine Yüzümde bürokrat gülümsemesi İçimde politik çıkmazlar Kaçıncı aşktı tattığım akşamlarında Kızılay’da yürüyemeden elele ayrıldığım Bir gecelik duygu esnemesinde Yalnızlığımla kendimi evime attığım Tadamadan mevsimlerini doya doya. Kaybettim kendimi; Herhangi bir sokağın,herhangi bir ayrımında Geçerken ömrüm giriş katlarında Üşüdüm,titredim; Otuz yaşıma girerken bir yaz akşamında Bekar evlerinin soluk aydılığında Kötü alışkanlıklar edindim Hiçbir kıza yalan söylemedim ankara Ama bir ebruli akşamda Ezan seslerine karıştı çığlıklarım Oyalıyormuşum meğer kendimi geçici heveslerle Kırçiçekleri açıverdi yüreğimde Sen aşk de buna,ben çıkmaz sokak Ankara! Delik olan cebime koyacaktım tüm hüzünleri Yine şiirler çalıp; Şairlerin soluk nefesli kitaplarından Şarkılar,şarkılar düzecektim ona Ve ankara; Çelik renkli gecelerine dağıttığım aşklarımdan Taç yapacaktım sarı saçlarına... Devamı

16 09 2010

EY KIRAVATLI ÇAĞDAŞ KÖLELER

alıntı  Söyleyin bana ey kravatlı çağdaş köleler, bu hayat nasıl?  Yetim bir çocuğa bir şeker bile almamışken, yediğiniz yemeklerin tadı nasıl?  En güzel arabayı almak için, en güzel koltuk takımlarında oturmak için, en güzel telefonlarla anlamsız sohbetler edebilmek için, feda ettiğiniz hayatlar nasıl?  Yanı başınıza zulümler yağarken, hayatınızda bir kez bile herhangi bir şeye direnmeden, karşı çıkmadan, karılarınıza erkeklik yapmak nasıl?  Gecenin en karanlık yerinde, hiç aklında yokken aslında, mazlum soydaşlarını hatırlayıp ağlamadan en azından, öylesine, işte öylesine yaşanıp heba olmuş bir hayat nasıl?  Hani o kooperatiflerden aldığınız evlerinizdeki bir gariban bile ayak basamadan, bir Tanrı misafiri ağırlamadan, ayaklarınızı uzatıp seyrettiğiniz filmler nasıl?  Söyleyin bana ey kravatlı çağdaş köleler, bu hayat nasıl?  Yanı başınızda garibana haraçlar kesilirken, dayaklar atılırken, yüzünüzü çevirip gittiğiniz evinizde çocuklarınıza sarılmak nasıl? Yine yanı başınızda, sokak ortasında kadınlar taciz edilirken, ses çıkarmadan gidip, evde kız kardeşinize gülümsemek nasıl?  Tanrı'dan esirgediğiniz secdeyi, patronlarınızın ayaklarına sermek nasıl?  Sokaklarda yatan insanlar varken, arabalarınıza örttüğünüz örtüler nasıl?  Birileri şehit olup, karılarına künyeleri yollanırken, sizin karılarınıza aldığınız pahalı kolyeler nasıl?  Söyleyin bana ey kravatlı çağdaş köleler, bu hayat nasıl?  Şu alçak devrana beyaz dişlerinizi göstererek gülümsemek,memnun bir insan olabilmek, nasıl ya,nasıl!??  Hemen burnunuzun dibinde, müslümanlara tecavüz edilirken (ki müslüman olmasa da fa... Devamı

31 01 2010

unutsuzluk yok

Yaşama küsme hakkınız yoktur. Neden böylesine mutsuzsunuz ? Nasıl bu denli karamsar olabiliyorsunuz ? Belki işinizden memnun değilsiniz, belki çevrenizden... Maaşınızı az buluyor, ya da kendinizi beğenmiyorsunuz... Oysa... Öylesine değerlisiniz ki. Örneğin gözleriniz... Gözlerinizi kaça satarsınız? 1 trilyon? 2 trilyon? 5 trilyon? Satarsınız... İşte zenginsiniz... Ama... Bu servetle erişeceğiniz dünyayı görmedikten sonra, paranın bir değeri var mı? Ya da derdiniz para değil... Başarı ve saygınlık. Size gözlerinizin karşılığında bulunduğunuz şirketin genel müdürlüğünü verseler kabul eder misiniz? Cevabınız "Hayır" değil mi? O halde siz; aslında hem zengin, hem başarılısınız. Yeter ki, Allah'ın size verdiği bu değerlerin bilincinde olun. Bunları görebileceğiniz bir başarı için hayata geçiriniz. O halde.... ASLA UMUTSUZLUK YOK ! Leo Buscaglia Devamı

31 01 2010

Unutamazsın

Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım Beni anlatmış sana ve sen ona "Unuttum artık onu" demişsin. Hem bu sözü gülerek, Medar-ı iftihar ile söylemişsin. Unutamazsın Nokta Noktam Unutamazsın! Çünkü; unutmak için önce unutulmak gerek Oyasa ki sen, Hala bende esen, Eski kavak yelisin. Unutamazsın... Kan değil, tüküremezsin, Ruj değil, silemezsin Dişi dudaklarına, dişimle yazdığım İki heceli erkek adımı Unutamazsın Nokta Noktam Unutamazsın! Seninle biz, halâ bir kabukta İki badem içi gibiyiz. Baharsın; kokacaksın Güneşsin; yakacaksın. Sabah yatağım kadar rüyâ dolu Sabah yatağım kadar sıcaksın Unutamam Unutamazsın! Şimdilik bu kadar. Öbür mektubuma daha diyeceklerim var Darılma bana, gücenme sakın Ankara günlerinin bembeyaz ufkundan Binlerce selam sana. Bahar başladı nokta noktam Ankara'da bahar, veriminde toprak ana Aylar var ki sana tek satır yazamadım Oysa ki şimdi mevsim bahar Ötüşlerde adın, kokuşlarda tadın var Artık yazmalıyım. Takvime baktım bu sabah, ayrılalı beş ay olmuş. Düşün ki Nokta Noktam Beş ay denilen nesne tam yüz elli gün eder. Bunca uzun ayrılıksa; İnan bana Nokta Noktam İnsanı, herşeye küskün eder. İnan bana... Dargınlığım herkese Ve tek hasretim sana Düşünüyorum... Aşıklar pazarına çıkan yolu düşünüyorum. Bu yolun sağında yükselen Her geçişinde penceresinden tebessümler gelen Bahçesinde iri yedi veren, kayısı gülleri açan evi düşünüyorum. Bir türlü gelmiyor düşüncelerimin ardı Ablan yanımda çorapsız gezerdi, Baş örtüsüz annen. Düşünüyorum... Bu mevsimde baban, Her akşam bir yerine iki içerdi. Miyoplaşınca... Devamı

30 01 2010

Safa Geldin (Tacettin Şimşek)

Safâ geldin evime tenha vakit Be hey mübarek hüzün Boyun borcum Gönül harcım Şiir burcum Merhaba Kandır beni yeniden Hırka kasidesine döndür beni Giydirip kuşatıp bir ikindiyi Adına and içilen zamanlardan geçirip Akşamlardan geçirip Utandır beni Doğru sabahlara uyandır beni Âsiyim böyle biraz Çağımla kalmadı alış verişim Sınırlı avunmalar Onurlu savunmalar kurmadayım Cür’et bu ya Bir de sözün gezginiyim üstelik Olmazlara gönül yormaktır işim Safâ geldin evime tenha vakit Be hey mübarek hüzün Boyun borcum Gönül harcım Şiir burcum Merhaba Tacettin Şimşek Anne Ağaç olsan Dal olurum anne Yaprak olurum Sana gelirim Deniz olsan Sel olurum anne Irmak olurum Sana gelirim Bahçe olsan Gül olurum anne Toprak olurum Sana gelirim Güneş olsan Yol olurum anne Bayrak olurum Sana gelirim Tacettin ŞİMŞEK Devamı

30 12 2009

eylül

kendi sesinden http://www.facebook.com/video/video.php?v=1069118174114&oid=52927630239#/video/video.php?v=1069118174114 Eylülce Ben Belki çocuktum Ezik ve iyimserdim üstelik Çıkarsız gülümserdim Büsbütün pazarlıksız İkinci yüzlerine uzaktım insanların Gündelik telâşlara sıvanmamıştım daha Ve henüz erkendi ağlamak için Gördüm anne Bu kentin kan tüküren bulvarları Kuşkular emzirir çocuklarına Bir yemin kopacak kadar incelir Toy bakışlar boşalır korumasız evlerden Çağa vurgun oğullar kızlar gider Çağa kurban oğullar kızlar gelir Acılıyım Dokunsanız ağlarım belki Bir yerlerde beter huylu adamlar Kül savurur göğüs tahtam üstüne Beri yanda ıtır soylu sevgilim Gül dizer gönül haritam üstüne Beni ölümlerle eğitir ustam Ben türküler yakarım aziz ustam üstüne Arasöz Aşkların ve acıların büyük olduğu yerde rumuz daima güldür Ve zaman muzdarip elifli bir eylüldür Sevin anne Benimle övün anne Ben bir gül kavgasının şahidiyim Çağa uyumsuz olmalı gözlerim Bana has bir yalnızlığım olmalı Dipnot Yine eylüldür Bizim semte yeni bir eylül yağar Ellerine tutunurum annemin Beş vaktime gül yağar Tacettin Şimşek Siir toplam 263 kez okunmus   ... Devamı

10 12 2009

YAVUZ SULTAN SELİM'İN KÜRTLERE DUASI

Kürde fırsat verme Ya Rab Dehre sultan olmasın Ayağını çarık sıksın Karnı bile doymasın Vur sopayı al haracı Asla iflah olmasın Ol bu çeşmeden gavur içsin Rum içsin Kürde nasip olmasın Vasiyetim oldur kim, Kürd bin kere yalvarsın. İnanma, kanma. Yakana bit, kapına Kürd dadandırma Devamı

03 12 2009

gurur

ne kadar kibirli dursa da bardağın önünde eğilir çaydanlık...öyleyse bu büyüklenme niye,bu gurur bu kibir niçin??? mütevazi ol hatta bir adım bile geçme gurur kapısından; BARDAĞI İNSAN BUNUN İÇİN ÖPER ALNINDAN... Devamı

03 12 2009

üstünde

Gün değil,hafta değil,ay değil           beş sene on sene sonra gelsen de bu canım durdukça tende iyi bil,beklediğim sensin           bazen bir demet gül alırım elime           bazan ıhlamur çiçeği herşeyin doğrusu ve gerçeği kokladığım sensin...           cebimde mektubun olmayabilir           ne çıkar fotoğrafın yoksa masamda öğrenmek istersen eğer gel,sevda iklimime gir            açılmamış gönül kasamda            sakladığım sensin... yağan yağmur duyar mı bilmem topraktaki mutluluğu?            ve güneş vurunca topraktan yükselen buğu            doldursun diye yerle gök arasındaki boşluğu en masum sevgiye eklediğim sensin...            uykudayken,uyanıkken            uzakta ve yakında            sen olmazsan da farkında            gidip gidip arada bir            YOKLADIĞIM SENSİN...                                              Abdürrahim KARAKOÇ... Devamı